30 Kasım 2012 Cuma

kırmızı mercimek çorbası!!!


Çorba denilince ilk aklıma gelen nefis, sıcacık bol limonlu mercimek çorbası. Özellikle kış aylarında içimizi ısıtan, ayrıca doyurucu özelliği fazla olan bu çorbanın lif ve protein değeri yanında kaloriside inanılmaz yüksek.  

"Altı üstü çorba, kilo aldırmaz, ekmeksiz ye" olayları hikaye yani. Ama 10 üzerinden 15 puanı da çorbalar kategorisinde hak ediyor. Gelelim tarife;

Malzemeler
1 lt su
2 su bardağı kırmızı mercimek
1 çay bardağı ince bulgur
1 çorba kaşığı margarin
1 kuru soğan
1 yemek kaşığı biber salçası    
1 adet havuç
Tuz
karabiber
kekik
nane

Yapılışı
Soğanı soyun ve rendeleyin. Margarini bir tencerede eritin ve soğanı bu yağda kavurun. Soğanlar pembeleştiğinde, salça ve unu ekleyip karıştırın.
Mercimek, bulgur ve rendelenmiş havuçları tencereye ilave edin. Üzerine sıcak suyu ve baharatları ekleyin.
 

Piştikten sonra, süzgeç ya da blenderdan geçirebilirsinz, ben taneli sevdigim için bu aşamayı atlıyorum.
Limon eşliğinde sıcak servis edin. İsteğe göre de üzerine kızarmış ekmek ekleyip servis yapabilirsiniz.

29 Kasım 2012 Perşembe

adobe photoshop cook!!!


iyi fikir, güzel bir uygulama. Lezzetli, nefis, çıtır çıtır tasarımlar için her bilgisayara lazım :)

zeytinyağlı pırasa yemeği!!!

PIRASSA
En sevdigim yemek, booool limonlu zeytinyağlı pırasa!!! 
ımmmm yuummy!
MALZEMELER
1 kg. pırasa
1 adet büyük boy havuç
1 adet orta boy soğan
1 çay br. pirinç
Yarım lt. sıcak su
1 çorba kş. salça
Limon suyu
yarım çorba kaşağı şeker

YAPILIŞI

Soğanı ve havucu yağda salça ile iyice kavurun. Pırasaları doğrayıp tencereye alın, arada karıştırarak pırasaları biraz sarartın. Sonra tuzunu, şekerini ve suyunu ekleyip, karıştırın. Üzerine pirinci ekleyin. Pirinçler yumuşayıncaya kadar orta ateşte pişirin. Soğuduktan sonra üzerine limon suyuyla servis yapabilirsiniz. 

 AFİYET OLSUN :)

26 Kasım 2012 Pazartesi

meyvelerden çam ağacı!!!

  -->
Yılbaşı yaklaşıyor!!!
 Çam ağaçlarını süsleme vakti geldi!



Yeni yıla haftalar kala, mağazalarda, evlerimizde, ofislerimizde kırmızı renk cazibesini, çam ağaçları da boyunu göstermeye başladı bile. 
Yılbaşı ile ilgili tüm ritüelleri seviyorum, planlar, programlar, hediye alışverişleri, ağaç süslemeleri, masa hazırlıkları, kıyafet makyaj, bir heyecan bir telaş…Batıl inanç mıdır, nedir bilemiyorum ama yeni yıla nasıl girersen bütün bir yıl öyle geçermiş:) derler.

Özellikle de yeni yılın olmazsa olmazlarından çam ağaçları da ayrı, zevkli bir konu. Çam ağacı süslemeyi sevenler için, günümüzde farklı farklı materyaller kullanılarak yapılan çam ağaçlarının yanı sıra, meyvelerden yapılmış bu çam ağacı da güzel bir alternatif. Pek sevdim, hatta yılbaşını beklemeden, küçük bir demo modelini yapmayı planlıyorum. 
 


Yapımda emeği geçen meyveler kolaylıkla bulunabilir, uygulamasıda zor değil ayrıca.  Ağacı tamamladıktan sonra, üzerine krem şantiden yapılmış minik minik kar taneleride serpiştirilirse, gayet şık ve lezzetli bir çam ağacımız olmuş olur.

23 Kasım 2012 Cuma

ıhlamur!!!

ıhlamur iç, iyi gelir ayına hoş geldiniz!!!

 Malum havalar iyice soğudu, üzerimde bir kıngınlık, hasta olmak ile olmamak arasında bir gidip bir geliyorum. Hasta olsamda, kurtulsam şu anki hastalıklı ruh halimden, acaip bir durumun içerisindeyim, insanın huysuzluğuna huysuzluk katan, üstünüze afiyet, bir mahsunluk, bir salaklık hali aldı başını gidiyor.

Hele ki ofiste benim gibi yakalamışsa insanı, vücudunuzdaki kırıklık had safhadaysa, o an tek istediğiniz evinizde battaniye altında yumuk yumuk kıvrılıp yatmak.

Şu anki durumumun psikolojik etkileri, fizyolojik etkilerinden daha fazla sanırım, hastalık moduna girdim bir kere. Dokunsan ağlarım, yalnızlık ve alınganlık durumlarıda böyle giderse yarına kalmaz belirmeye başlayacak. Böyle durumlarda zaman da geçmek bilmez, bilgisayarımın sağ kösesindeki, duvardaki, kolumdaki, hatta yan bilgisayardaki saat bile, iki saatir aynı sanki.

Şöyle en sıcağından bir bardak ıhlamur çayı yapanım olsaydı, ahh ne iyi olurdu :) Böyle durumlarda, bal ve limon eklenmiş ıhlamur çayı ile iyi bir ikili oluyoruz. Küçüklüğümde sevmeme hatta nefret etmeme rağmen, son 3-4 yıldır vazgeçemez oldum. Ateş, öksürük, grip ve boğaz ağrısına birebir. Öyle doğadan, ovadan, patikadan hazır çayları sevmiyorum. Geç kalmış olsamda, aksama evimde, tabii bir aksilik çıkmaz, spontan gelişen bir cuma programı olmaz ise, el emeği göz nuru yapımı ıhlamur çayı sezonunu açmayı planlıyorum.

Bu arada ıhlamur çayının farklı demleme yöntemleri varmış, benim tarifim, bir çorba kaşığı ıhlamuru, demliğe atıp, yarısından biraz daha fazlasını su ile doldurup, 20 dk kadar kaynatmak.  Sonra, limon ve bal ilave karıştırarak içmek.


Ihlamur Çayı Tarifleri 
(http://www.bitkiselsozluk.net/2009/05/ihlamur-cay-ve-faydalar.html)
  • Terletici olarak, 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki, 1 bardak kaynatılmış suya atılır. 1-2 dakika kaynatılır. 5-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Biraz bal ile tatlandırılarak, sıcak içilmelidir.
  • 1 bardak su kaynatılır. 1 tutam ıhlamur çiçeği konur. 10 dakika bekletilir. Günde 2-4 bardak içilir. İçindeki saponin maddesi sebebiyle balgam söktürücü ve göğsü yumuşatıcıdır.
  • Eşit miktarda ıhlamur,murver çiçeği, papatya, karıştırılır. 2 tatlı kaşığı 2 su bardağı kaynatılan suya atılır. 1-2 dakika kaynatılır. 5-10 dakika dinlendirilir. Sıcak olarak 1 çay bardağı içilir.
  • Ihlamur, Kuşburnu, Papatya, Nane ve Hatmi, eşit oranda, ince kıyılmış olarak karıştırılır. 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış bitki, 1 bardak kaynatılmış suya atılır.1-2 dakika kaynatılır. 5-10 dakika demlendirilir. Sonra süzülür. Biraz bal ile tatlandırılarak, sıcak içilmelidir.
  • Ihlamur mide salgısını arttırarak hazmı kolaylaştırır. İçine süzme bal ve süt ile karıştırılırsa mide ülserine iyi gelir.
  • 4 bardak suya 40 gr ıhlamur ağaçı kabukları, yaprak ve çiçekleri konur. Su 1,5 bardak kalana kadar kaynatılır. Yemek aralarında 1 fincan soğuk ve sıcak olarak içilir 10- 20 günlük kürler yapılır.2-4 yıl devam edilir.



21 Kasım 2012 Çarşamba

pilav üstü tavuk!!!

PARÇALANDIM
Malzemeler:

300 gr. tavuk but
2 su bardağı pirinç
2 yemek kaşığı sıvı yağ
3 su bardağı tavuk suyu
1 yemek kaşığı zeytinyağ
karabiber, tuz


Hazırlanışı:

Tavuğu 3,5 su bardağı su ile haşlayın. Piştikten sonra küçük parçalara ayırarak, didin. Pilav tencersinde yağı koyun kızdıktan sonra, yıkanmış pirinçleri tencereye aktarın. 1-2 dk kadar kavurun. İçine sıcak 3 su bardağı tavuk suyunu koyun. Üzerine 1 tatlı kaşığı tuz ilave ederek, karıştırıp tencerenin kapağını kapatın. Suyunu çekene kadar kısık ateşte pişirin.
Diğer tarafta parçalanmış tavuklara tuz, karabiber ve zeytinyağını ekleyip karıştırın. Bir çorba kasesinin en altına didilmiş baharatlanmış tavuktan koyun. Üstüne pilavı koyup kaşık yardımıyla bastırın. Sonra tabağa ters çevirin. 
Üzerini isteğe göre pulbiber ile süsleyebilirsiniz.  

Afiyet olsun.

20 Kasım 2012 Salı

karışık turşu yapımı!!!






1 kg havuç
1 kg salatalık
1 kg körpe yeşil biber
1 kg yeşil domates
1 kg beyaz soğan
5-6 çorba kaşığı turşu tuzu
1 su bardağı sirke
10-12 diş sarımsak

    Yapılışı: 
    Havuçların dışını kazıyın.
Sivri biberleri yıkayıp uçlarından biraz kesin.
Salatalıkların baslarını alın.
Turşuyu yapacağınız kavanozu dolduracak kadar suda tuzu eritip: sirkesini ilave ederek salamurasını hazırlayın.
Hazırladığınız sebzeleri kavanoza değişimli olarak yerleştirin.
Aralarına sarımsak dişlerini ekleyin.
Salamurayı kavanoza sebzeleri geçecek kadar bosaltın.
Maydanozu üzerine yerleştirip kapağını sıkıca kapatın.
Kuru ve serin bir yerde 15 gün bekletin.

turşu zamanı!!!


Bakü'de bir pazar !!!

Havaların soğuması ile masalarımızın başköşelerinde yavaş yavaş yerini almaya başladı bile, yazın tercih etmeme rağmen kış aylarında özelliklede iyi yapılmış bir turşuyu yemenin keyfine doyulmaz, yedikce yiyesi gelir insanın. Televizyonda bir programda izlemiştim, neredeyse her şeyin turşusu yapılabiliyormuş. Salatalık, lahana, biber, yeşil domates, yaban eriği, acur, pancar, ayva seç beğen kur yani.
Ayrıca da çok severim kendilerini, özelliklede, çıtır çıtır, salatalık turşularını, yemeklere ayrı bir lezzet katan ve iştah açan bir yiyecektir.



İyi bir turşuyu tutturması zordur. Su, tuz, sirke, şeker, limon gerekir ve bunların birbirine oranları turşunun kalitesini belirler.

turşu yapmanın amacı, asitli bir ortam sağlayarak meyve ve sebzeleri korumaktır ve ilk olarak Türkler tarafından üretilmiştir.

Bakü’de de turşu çok tüketilenler arasında, haftasonu buranın local pazarını gezme şansım oldu, çeşit çeşit ev yapımı turşular pazarda da yerini almış çoktan…

Azeri türkler'in turşu tezgahı (bakü-teze pazar)
Azeri türkler'in turşu tezgahı (bakü-teze pazar)

15 Kasım 2012 Perşembe

düğün düğün!!!



Hem merakım, hem gezme hevesim aman aman eksilmesin. Bu aralar bir davet yoğunluğudur gidiyor. Dün aksam yine bir arkadaşımın toyuna davetliydik. Ajanstan çıkmışım koştura koştura, düğün başlamak üzere, geç kalınmış, bir koşturmaca, kıyamet koyulduk yollara birde üstüne yağmur çamur, trafik bir taraftan derken en nihayetinde geç kalınmadan yetişebildik düğün sarayına.

Daha once bahsetmiştim, azeri mutfağını en iyi azeri düğünleri yansıtır diye, yine düğünde boş durmadım, blog için fotoğraflar çektim




Azerbaycan yemek kültürü alışık olduğumuz  Türk tamak tadına çok da yabancı değil. Sebze ve meyvenin bol olması, bütün bu malzemenin tek başına ya da başka besinlerle uyumlu bir biçimde kullanılması, Azeri mutfağının en büyük çeşitliliği ve zenginliği… Üstelik et ya da et suyu olmadan neredeyse hiçbir şey pişirilmiyor, boşa demiyorum zengin mutfak diye :)

Neyse hiyerarşiye göre düzenlenmiş masamıza yerleşip derin bir ohhh ile tüm yorgunluk, stresi de üzerimden bir çırpıda atmanın rahatlığı, huzuru ile gece başlamış oldu. 




Gelelim bu mutfağın, envai çeşit tatlar ile donatılmış önümde duran masasına. Bu enfes tatlar arasında yenilecekler listesini zor olsada belirlemeye çalışsamda, tabii süreç uzun sürdü. 

Masada bir kuş sütünün eksik oldugunu düşünürsek hiç de kolay değil hani.

MUTLU SON


12 Kasım 2012 Pazartesi

çibörek!!!

 
Adını, içine konulan çiğ kıymanın suyu, kızgın yağa akınca çıkan sesten aldığı söylenmektedir. Aslı Şııbörektir, zamanla türkçeleşerek çibörek olmustur. Eskişehirli tatarların meşhur böreklerinden biridir ayrıca.

Hemen hemen her ilde yapılmasına rağmen, şimdiye kadar en lezzetlisin Eskişehir'de yemişimdir. Gerçi Eskişehir'i görmüş olanlar bilir, bilmeyenlere tavsiyem, PAPAĞAN çibörek salonu. Önünden geçerken tok olsanız bile kokusu ile  cezbeder, bir anda kendinizi önünüzde çiböreğiniz ve yanında bol köpüklü ayranınızla buluverirsiniz.

Her ısırığınızda içinden damlayan suyu ile daha bir iştah açar. Arkasından yudumladığınz ayran ile aklınızı başınızdan alır.

Eskişehir’de üniversite okumanın artılarından sanırım bir taneside, biraz abartayım hatta biraz da kabartayım, puf puf, çıtır çıtır çiböreği ile tanışmam. 

Eskişehir’e sevgiler.

Gelelim böreğimizin tarifine:

malzemeler
2 çay bardağı sıvıyağ
1 çorba kaşığı sirke
2,5 su bardağı un
1 çay bardağı su
 

içi için:
250 gr kıyma
1 adet soğan
tuz,karabiber
1/2 çay bardağı su
 

sıvıyağ, sirke, un ve suyu iyice yoğurun. Yoğurduğunuz hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar alıp herbirini merdane ile tabak büyüklüğünde açın. 

İçi için kıyma, ince kıyılmış soğan, tuz, karabiber ve suyu yoğurun. 

Hamurun bir kenarına kıymalı harçtan koyup diğer tarafını üzerine kapatın ve kenarına bastırın.

Çibörek kızgın yağda arkalı önlü kızartın, sonrasında yağını çekmesi için peçetenin üzerine alın.

11 Kasım 2012 Pazar

karnabahar graten!!!


malzemeler
  • 1 orta boy karnabahar
  • 2 yemek kaşığı un
  • 2,5 su bardağı süt
  • 3 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
  • 2 diş sarımsak
  • Tuz, karabiber, pulbiber

Karnabaharları tuzlu suda yumuşayıncaya kadar haşlayın. Süzdüğünüz karnabaharları fırın kabına alıp baharatları ilave edip karıştırın. İnce doğranmış sarımsağı ilave edin.

Daha sonra tereyağını büyük bir tavada eritin ve unu yağda bir miktar kavurun. Un pembeleşince soğuk sütü yavaş yavaş ilave ederek sürekli karıştırın ki hamur hamur olmasın.

Karnabaharın üzerine hazırladığınız sosu döküp rendelenmiş kaşar peynirini de üzerine serperek ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirip sıcak servis yapın.

Ben çok severim gerçi karnabaharı, ama sevmeyenler için farklı, lezzetli bir tarif, sarımsak ve sos eşliğinde oldugu için karnabaharın yogun tadı çok fazla hissedilmiyor.

9 Kasım 2012 Cuma

akıllı reklam!!!

Fifty Shades of Chicken Book Trailer  

 

İngiliz asıllı yazar E.L. James'in çok satan kitaplar arasına giren erotik romanı fifty shades of grey (grinin elli tonu) romanına gönderme yapılmıs. 

Her ikisininde kitap kapak tasarımları gayet başarılı. Amerikada ilk üçte satanlar arasında bu yazarın kitapları varmış ve yazar dünyanın en etkili 100 insanı arasında gösterilmiş... wauuuuww 


 

8 Kasım 2012 Perşembe

kuru meyvelerin faydaları!!!

Tadı tazesine göre daha yoğun olan bu meyveler sağlık için oldukça faydalıdır. Kurutulmuş meyve daha yoğun bir tat ve daha çok lif demek olduğundan özellikle diyet yapanlar için iyi bir fırsattır.Taze meyve ile karşılaştırıldığında daha yüksek C vitamini ve polifenol içermektedir. Lif, vitamin, mineral, fitobesinler, potasyum bakımından kurutulmuş meyveler bulnumaz birer kaynaktır. 


Kuru elma

Nefes darlığı, astım ve kalp rahatsızlıklarına karşı koruyucu etkiye sahiptir. İçerdiği zengin lif sayesinde bağırsakları temizler.

Kuru erik

Bol miktarda B vitamini, A vitamini ve E vitamini içerir. Bağırsakları çalıştırır, içerdiği zengin potasyum ve magnezyum sayesinde metabolizmayı hızlandırma özelliğine sahiptir.


Yaban mersini

Yaban mersininin kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktif hale getirmektedir. Kan şekerini düşürüp bağırsak metabolizmasını düzenlemektedir. Kalp krizi riskini azalttığı, göz yorgunluğunu giderdiği, şeker hastalığından kaynaklanan görme bozukluklarını engellediği bildirilmektedir. Yapılan araştırmalarda 100gr yaban mersinin 14gr karbonhidrat, 0,6gr protein, 0,3gr yağ, 13mg C vitamini, 100 IU A vitamini ve 58 kalori içerdiği belirlenmiştir. Sodyum içermeyen, mineral ve vitaminlerce zengin olduğu belirlenen yaban mersininin insan sağlığı açısından çok yararlı olduğu yapılan araştırmalarca ortaya konulmuştur.


Kuru kayısı

Besleyici ve potasyum açısından çok zengindir. Sindirim sorunlarına iyi gelir; stresi, kansızlığı önler. İçerdiği A vitamini akne gibi cilt bozukluklarını önler. Büyümeye yardımcıdır, görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini engeller, bağışıklık sistemini korur.


Potasyum başta kalp kasları tüm kasların ve sinirlerin iyi çalısmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir. Lifli besinlerin kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladıkları, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttıkları için kanserden korunmada faydalı oldukları saptanmıştır.


Dut

Kalsiyum, demir, B1, B2 ve C vitamini yönünden zengin olan dutun birçok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir. Beyaz dut ateş düşürücü ve idrar söktürücü (diüretik) etkiye sahiptir. Karaduttan elde edilen şurubun ise ağız ve boğaz hastalıklarında olumlu etkiye sahip olduğu bilinmektedir.


Pestil

Dut pekmezi, süt, bal, ceviz, fındık ve undan oluşan, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral maddelerini önemli ölçüde içeren bir gıda maddesidir. Özellikle A ve B vitaminleri ve demir yönünden zengindir.


Pestilin 100 graminda 293 kcal bulunur. Vücut doku ve hücrelerinin yenilenmesinde, su dengesinin korunmasinda, hormon, enzim üretiminde, bagisiklik sisteminin güçlendirilmesinde önemli etkiye sahiptir. Ayrica iyi bir enerji kaynagidir.


Kuru incir

İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir. 100 gr. kuru incir yenilirse vücudun günlük gereksinimlerinden kalsiyumun %17'si, demir ve magnezyumun %30'u, fosforun %20'si, B1 vitamininin %5'i ve B2 vitamininin %4'ü karşılanmış olur. İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.


Sindirimi kolaylaştırır ve vücudumuzu bakterilere karşı koruyucu etkisi vardır. Yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişler üzerinde koruyucu etkileri vardır: incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir.


Kuru Üzüm

Karbonhidrat içeriği dolayısıyla iyi bir enerji kaynağıdır. Kuru üzüm A, B1, B2, C vitaminlerini ve çok çeşitli mineraller (demir, çinko, potasyum, magnezyum, fosfor) içerdiğinden dolayı iyi bir besin, faydalı bir ilaçtır. Özelikle bedensel gelişimde etkilidir.


Kuru üzümün idrar arttırıcı, müshil etkilerinden dolayı sindirim problemi yaşayan bireylerde kullanımı oldukça yararlıdır. Ayrıca ülkemizde özellikle kadınlarda görülen kansızlık sorununa karşı koruyucu bir besindir. Kuru üzümün içindeki demir vücutta kolayca emilebilmektedir ve günlük demir ihtiyacının yaklaşık % 35' i karşılanabilmektedir. Ayrıca böbrek ve karaciğer hastalıklarında da yararlı olduğunu gösteren araştırmalar mevcuttur. İçeriğindeki B vitaminlerinden dolayı unutkanlığa da iyi gelmektedir.


Hurma

İnsanoğlunun yetiştirdiği en eski bitki çeşitlerinden biridir. Hurmanın içerdiği demir, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin sentezini kontrol eder ve özellikle hamilelikte kansızlığın engellenmesini ve bebeğin gelişimi için hayati önem taşıyan kandaki alyuvarlar dengesinin uygun hale gelmesini sağlar.


Hurmada bulunan kalsiyum ve fosfat ise, iskelet oluşumu ve vücudun kemik yapısının dengelenmesi için çok önemli elementlerdir. Bilim adamları, düzenli yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğunu kaydettiler.

6 Kasım 2012 Salı

yaprak sarma!!!

  -->
Dolma, Dolmanın tarihi Orta Asya Türkleri'ne kadar uzanır. Türk mutfağında da önemli yeri olan bir yemek çeşidi. 537 çeşit patlıcan yemeğinin olduğu Türk mutfağının, hemen her yörede yapılan milli yemeklerinden biridir. Hemen her sebzeden dolma yapılır.. (Gürgen yaprağı, domates, soğan, yaprak sarma, patlıcan, kabak, gibi)
Dolma yemeği, komşu ülkelerde de hemen hemen aynı Türkçe isimle yapılmaktadır.Azerice"dolma", 'Yunanca'da "dolmadaki" (ντολμαδάκι), Gürcüce'de "t'olma" (ტოლმა), Ermenice'de "tolma" (տոլմա), Farsça'da "dolme" (دلمه), Arapça'da "dolme" (دولمة) denmektedir. Yaprak dolmasına ayrıca Bulgarca'da "sarmi" (Сарми), Makedonca'da "sarma" (Сарма), Macarca'da "sârma" (szárma) ve Rumence'de "sarma" denmektedir. Yaprak, sarma ve dolma kelimelerinin alıntılandığı daha birkaç ülke daha vardır (Örn. Karadağ: yapraci). (vikipedia)

Söylemeden geçmek olmaz, Azerbaycan’da da gürgen yaprağından yapılan dolmaya Pip dolma adi verilmiştir. Türk mutfağında oldugu gibi, ince uzun (kalem gibi) değildir. Azerbaycan’da dolmaları, küçük, kareye yakın bir formda sarılmaktadır.



AZERİ DOLMASI



Bir heves ile Türkiye’den getirdiğim asma yapraklarını en nihayetinde dolaptan çıkarıp, kullanmaya karar verdim. Yapımı çok zaman alsada, lezzetli mi lezzetli, bir çırpıda yenilesi. Daha bir tane bile yaprak sarması sevmeyen, önüne geldiğinde burnunu kıvıran insan evladına rastlamadım.

İlk defa yapmış olmama rağmen super ötesi oldu, kendimi övmek gibi olmasın. Ama sarmak için giden saatlerle, yenip yutulması için geçecek saniyeler arasındaki ters orantı hiç adil değil.  Hatta sinir bozucu. Neyse bir kez daha yapmak sarma yapanlara karşı başta annem olmak üzere saygım arttı. Öyle haftada bir yapılacak iş değil, bayramlarda seyranlarda, özel günlerde yapılası yemek. İşte muhteşem yaprak sarmam!


malzemeler:
  • 4-5 adet kuru soğan
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1,5-2 yemek kaşığı çam fıstığı (dolmalık fıstık)
  • 2 su bardağı pirinç
  • 1 yemek kaşığı kuru nane
  • 1-1,5 tatlı kaşığı karabiber
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 2 kesme şeker
  • 2 yemek kaşığı kuş üzümü
  • yarım limonun suyu
  • 1 su bardağı kıyılmış maydanoz
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 1 çay bardağı kaynamış su
  • yarım kg salamura asma yaprağı
  • yarım çay bardağı zeytinyağı
  • 2 su bardağı kaynamış su
hazırlanması:
  1.  4-5 kuru soğanı yemeklik doğrayıp, 1 çay bardağı zeytinyağı ve 1,5-2 yemek kaşığı dolmalık fıstık ile (fıstıklar pembeleşene kadar) kavurun.  
  2. 2 su bardağı pirinci yıkayıp soğanlara ekleyin. 1-2 dakika daha kavurun. sonra sırasıyla tencereye 1 yemek kaşığı kuru nane, 1,5 tatlı kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı tarçın, 2 kesme şeker, 2 yemek kaşığı kuş üzümü, yarım limonun suyu ve 1 su bardağı kıyılmış maydanoz ekleyip karıştırın. tencereye 1 tatlı kaşığı tuzu ve 1 çay bardağı kaynamış suyu ilave edin. çok kısık ateşte pirinçler suyu çekene kadar demlendirin. pirinçler suyu çekince tencerenin altını kapatıp soğutun.  
  3. diğer tarafta yarım kg salamura asma yaprağını ılık suyla yıkayın. Her bir yaprağı avucunuz içine alın, ortasına 1 tatlı kaşığı içten koyun. Yaprağı sigara böreği gibi sarın.
  4. pişireceğiniz tencerenin dibine bir sıra yaprak serin (böylece dibi tutmaz). üzerlerine sarmaları dizin. En sonunda üzerlerine bir sıra daha yaprak kapatıp yarım çay bardağı zeytinyağı gezdirin. (ekşi olsun isterseniz yarım limon suyu da ekleyebilirsiniz)
  5. yaprakların üzerine bir tabak kapatın ve 2 su bardağı kaynamış su ekleyin. tencereyi ateşe koyun. Su kaynamaya başlayınca ateşi kısıp 30 dakika pişirin. Piştikten sonra sarmaları soğutup servis tabağına dizip, üzerini limon parçaları ile süsleyebiliriz.

5 Kasım 2012 Pazartesi

kısır!!!

KAYBEDENLER KULÜBÜ
malzemeler
2 su bardağı ince bulgur
1 kuru soğan
12-15 adet yeşil soğan
3 domates
1 demet maydanoz – dereotu
4-5 sivri biber
Yarım su bardağı zeytinyağ
2 limon
2 çay kaşığı kırmızı biber
Tuz
1 marul


yapılışı
Derince bir kaba konulan bulgur sıcak su ile ıslatılarak şişmeye bırakılır. Diğer tarafta yeşil soğan, maydanoz, nane, domates ve yeşil biber küçük küçük doğranır. Islanmış bulgurumuza önce salça, yağ, tuz, limon suyu baharatlar konularak karıştırılır. Daha sonra yeşillik, biber ve domates konularak tekrar karıştırılır. Geniş bir salata kasesine temizlenmiş marullar yerleştirilir, üzerine kısır konulur. Parlaklık ve daha lezzetli bir görüntü vermek için üzerine çok az zeytinyağı gezdirilebilir.

4 Kasım 2012 Pazar


İÇLİ PİLİÇ
malzemeler

2 adet tavuk göğsü
2 adet patlıcan
10 adet orta boy mantar
1 çay bardağı ceviz içi
domates salçası
sıvı yağ
kekik, tuz, karabiber, pulbiber

Derin bir tabak içerisinde tavuk göğüslerini kekik, tuz, karabiber ve sıvı yağ karışımı ile 20 dk kadar bekletiyoruz.

İçi için, küp küp doğradığımız patlıcanları, kızgın yağda kızartıyoruz, ardından 4'e bölerek kestiğimiz mantarları ekliyoruz. Mantarlar suyunu bıradıgında tuz, karabiber ile birlikte, 10 dk kadar pişiriyoruz. Mantarlar suyunu çektikten sonra, ocaktan alıp, içerisine cevizi de ilave edip sogumaya bırakıyoruz.

Sos içerisinde beklemiş olan tavukları, bir ucundan bıçak yardımıyla, 3 tarafı kapalı kalacak şekilde iç kısmı dolma seklinde oyarak kesiyoruz. Hazırladığımız harcı, tatlı kaşığı ile tavukların içerisine dolduruyoruz. Üzeri için salça, tuz, pul biber ve 1 çoba kaşığı sıvı yağı bir bardak su ile karıştırıp, borcama aldığımız tavukların üzerine döküyoruz.. kızgın fırında, 25 dk kadar pişmesi yeterli.

2 Kasım 2012 Cuma

bu sıralar ne okuyorum!!!


Hayykitap / Yemek Kitabı Dizisi


 Etiket Fiyatı: 25,00 TL (KDV Dahil)
 idefix Fiyatı : 19,68 TL + KDV

  21,25 TL (KDV Dahil)

En nihayetinde "Açlık oyunları" kitabımı bitirip, başlayabildim yeni kitabıma.  Tesadüfen görüp, aldım bu kitabı ve çok beğendim. Geçmişten günümüze, yiyecek ve içecek tarihini anlatıyor. Yemek meraklılarının bir çırpıda okuyabileceği lezzetli bir kitap. Eğer biraz tarih birazda yemek meraklısıysanız tavsiye ederim.

Arka Kapak
"Prof. Zeki Tez bugün sofralarımızı süsleyen birçok gıda ve içeceğin tarihsel kökenlerine iniyor. Okuyucuyu 'lezzetli' ve 'keyif verici' bir tarihi gezintiye çıkarıyor. Bu yolculukta birbirinden ilginç bilgilerle karşılaşıyoruz, enteresan soruların yanıtlarını buluyoruz.

Patates, domates, pirinç, makarna, zeytinyağı, sirke, tuz, şeker, kahve ve çay, sofralarımıza gelene dek hangi tarihsel maceralardan geçti? Tarihte ilk yemek nasıl pişirildi? Tarihin en eski alkollü içkisi nedir? Tereyağını kutsal ayinlerde kullanan uygarlık hangisiydi? Yezidîler niçin lâhana, marul ve ebegümeci yemezlerdi? Halil İbrahim sofrası deyimi nereden gelmekteydi? Muzu dünyaya tanıtan büyük imparator kimdi? Yoğurt yiyenler niçin uzun yaşıyordu? İstanbul'un hangi semti hangi yiyecekle ünlenmişti? Umberto Eco'ya göre 10. yüzyılda en sevilen et yemeği hangisiydi? Patates niçin uğursuz olarak yaftalandı? Vikingler kadeh tokuştururken niçin 'kafatası' diye bağırırlardı? 'Mesih' ile zeytinyağı, Nuh Tufanı ile aşure arasında ne ilişki vardı? Kahveyi ilk kullanan peygamber hangisiydi? 'Sokakta tütün içen, ya Alman ya da casustur' sloganı hangi ülkede yaygınlaşmıştı?

Kitapta bu ve bunun gibi 'meraklısına özel' yüzlerce sorunun cevabı var. Aşçıların, gurmelerin, yeme-içme kültürünün kılcal damarlarını keşfetmek isteyen tarih meraklılarının; aslında yemekle ilgilenen herkesin ilgisini çekeceğinden eminiz."


SANDAL SEFASI
ne gerekli?

3-4 Adet orta boy patates

Maydanoz
Sarımsaklı Yoğurt
Tereyağı ve sıvı yağ
kırmızıbiber
Tuz 

nasıl yaptım?

Patatesleri kabuklarını soyup haşlıyoruz ve çatalla eziyoruz.. Maydanozu ince kıyıp tuz ile birlikte ilave ediyoruz. İyice karıştırdıktan sonra küçük parçalar koparıp içini açıyoruz, yoğurdu koyuyoruz.. En son sıvı ve tereyağını eritip, çok az salça ve pul biber ile ile sos yapıp üzerine döküyoruz. Pratik ve yapımı kolay olmakla birlikte, sunum açısından farklı bir lezzet... sefaaaam olsun diyenlere.. afiyet bal şeker.
 
 












1 Kasım 2012 Perşembe

BEN MASUMUM
yarım kilo barbunya
2 adet soğan

1 adet patates

1 adet havuç
1 çay bardağı zeytinyağı
2 adet domates ya da iki yemek kaşığı salça
10 diş sarımsak
Maydanoz
1 çay kaşığı şeker
Tuz


yapım aşaması?

bir gece önceden ki herkes bilir, barbunyaları adi suda (azerice de normal su anlamına gelmekte)  bekletiyoruz.
Tencereye bol su koyarak barbunyalar haşlıyoruz.  Temiz bir tencereye yağ, doğanmış soğan, sarımsaklar, ayıklanmış havuç ve patates doğranırak ilave ediyoruz. biraz kavurduktan sonra rendelenmiş domates veya salça ekliyoruz. Şeker ve tuzu da ilave ediyooruz. haşlanmış fasulyelerde konarak hep beraber karıştırıyoruz. Kısık ateşte sıcak su ilavesiyle barbunyalar yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. servis tabağına alıp biraz soğuttuktan sonra, üzerine ince kıyılmış maydanozu serpiyoruz. (bence yemeğin en eğlenceli kısmı burası)  Böylelikle hem güzel bir görüntü, hem de lezzetli bir tat elde etmiş oluyoruz..


not: kolay gibi görünsede, yapımı zor, barbunyaların çok pişmesi, az pişmesi, bazen de hiç pişmemesi gibi sorunlar her uygulamamda karsıma çıktı.. yemeği yaparken takla atsamda, hala istedigim kıvamı tutturamadım. barbunyalar elimden çok çekti ama ben masumum... 

bol şans diliyorum:)
UÇ UÇ BÖCEĞİ









ne kullandım?
2 adet domates
2 dilim tost ekmeği (hafif olması açısından kepekli de olabilir)
taze soğan
zeytin
krem peynir

durur muyum, yine bir sitede görmüştüm, ama kendim tekrar yorumladım, reklamcı gözüm devreye girdi :) tost ekmekleri 4 e kesilir, üzerlerine krem peynir sürülür. domatesler dilimlenir, çekirdeği çıkartılmış zeytinler yerlestirilir.
soganlarda yerleştirilerek, servise sunulur.. bayılıyorum böyle süslü yemeklere.. kahvaltıda da iyi gider diye düşünüyorum.






AMERİKALI

ne kullandım?

Yarım kilogram fasulye
1 çay bardağı zeytinyağı
1 adet kuru soğan
2 adet domates (1 yemek kaşığı salça)
1 çay kaşığı toz şeker
Tuz

uygulama?

Fasulyelerimizi ortadan ikiye kırıyoruz, bol suda yıkayarak temiz suyun içinde bırakıyoruz. Orta boy tencereye yağ koyuyoruz. Rendelenmiş soğan, rendelenmiş domates ilave ediyoruz.Fasulyeler ekliyoruz, tuz ve şeker ilavesiyle ocakta 10-15 dakika kısık ateşte su ilave etmeden tahta kaşıkla karıştırılarak fasulyelerle domates soğanın iyice karışması ve suyunu çekmesi bekliyoruz. Sonra fasulyelerin üzerine bir parmak çıkılacak şekilde sıcak su eklenerek pişmeye bırakıyoruz. yaz aylarında sık sık yapılabilecek hafif güzel bir zeytinyağlı... severiz kendilerini

YOSUN ile TOSUN
malzemeler?

500 gr hindi eti
2 orta boy patates
1 adet kuru soğan
2 adet mantar
maydanoz
Tuz

kekik
sıvı yağ
süt
domates ve biber salçası
ahşap çubuk
alüminyum folyo







hazırlık?

Hindi etlerimizi bonfile şeklinde hazırlıyoruz. 1 saat kadar sıvıyağ, süt, tuz ve kekik karışımında bekletiyoruz. bu arada soğanımızı, domatesimizi ve patateslerimizi halka halka kesiyoruz. marine edilmiş olan etimiz ile birlikte çöp şişe dikey olarak diziyoruz. mantar en üstte kalacak şekilde yaparsak, şık bir görüntü oluyor. 

sıra: mantar-et-domates-soğan-patates-et

çöp şişlerimizi alüminyum folyo içerisine yerleştiriyoruz. bir bardakta içerisine 1 kaşık domates salçası, 1 kaşık biber salçası, biraz tuz, bardağın yarısı kadar da su ilave ederek sosunu hazırlıyoruz. alüminyum folyoların içerisine sosumuzu döküyoruz. hava almayacak şekilde paketledikten sonra, kızgın fırında yaklasık, 30 dk kadar pişiriyoruz.. tabağın süslemisnde maydanoz kullanmayı tercih ettim.

vertical görüntüsü ile, pek bir havalı oldu tosunum..